ZARARSIZ ÖYKÜLER
Zararı yok küçücük öykülerin, anlatalım bilinsin,
Yaşamın sürdüğü, dünyanın döndüğü, açıldığı güllerin,
Varlığının nedeni dikenlerin.
Zarar değil meyveleri dalındayken içlemek,
Olduğunda zaten düşer her birisi toprağa,
Umuttur fidanlığa çekirdeği meyvenin.
Ziyanı yok bir insanı okşayıp da sevmenin,
El minikken güven diye, yaşlanınca desteğe,
Karşılıksız uzatarak sevgi hissettirmenin.
Ağaç nasıl tutunursa toprağa kökleriyle,
İnsanlar da tutunuyor kök saydığı ellere.
Üstelik yaşlar döküyor mezara girdiğinde.
Ölünce de kalmak için ısınır donan doğa
Börtü böcek, duran ağaç dönüp sese, yaprağa,
İnsan yazmaya başlıyor hepsini sayfalara.
Zararsızdır bu öyküler yol gösterir okunursa,
Niye doğdum diyene, sevgiyi arayana,
Çıkmaz sokağın içinde göğe merdiven kurmaya.
Kalbimize zararlıdır insanların çatışması,
Zararlıdır kan dökene çaresiz seyirci olmak.
Ülkemizi kuruyorken ilkesiydi Ata’mızın,
Hem yurdumuzda sulh hem de bütün dünyamızda.
Üzerine değil yazmak, konuşmak, düşünmek yasak,
Dünyanın her tarafına” özgürlük” adı altında,
Kan, kin eken bombalar ve göz taşıran acı yayan,
Vampirliğin piri ile canciğer dostu hakkında.
Aklımız yerinde kalsa, sağlığımız bozuluyor,
Siviller ölüp dururken sınırımız komşularda.
Dünyanın öte ucuyla ittifak da neden yahu,
Zarara tarih yazarlar zararsızlık burgacında!
Gebze, 3.2. 2022, 1.3.2026, Ünsal Çankaya.
Eliz Edebiyat, Mayıs 2026, Sayı:209



