Acılardan çıksaydı ellerimiz sevdamızla toplanırdı gecemiz,
Güne güneşe doyardı açan çiçeklerimiz, yorulan bedenimiz.
Anlatmaya yeterdi basit aritmetikler, dertleri, sorunları,
Dört işlemle çözerdik artardı sevincimiz.
Bir üçgende iç açılar noksan canım çemberden,
İç acılar fazla değil yine de yüz seksenden.
Üç doğrusu üç köşeden kavrayıp insanlığı,
Yaralara kabuk olur zaman deyip geçerken.
Bir kareye kaç üçgen sığar diye sorarsan,
Dört doğruya bir çift yanlış eklenir her çizimde.
Deler geçer dört köşeyi çarpılan iki doğru,
İkisi de yalnız kendi gerçeğini taşır özünden.
Tam ortaya hançer gibi saplanarak büyür de,
Bir daha kesişemez doğrular kör noktayla,
Kocaman iki yara yerleşir üçgenlere,
Ay çıkmazsa geceden, düşmüyorsa denize.
Gel seninle bölmeyi unutalım çemberimizde,
Varsın kalan bizden olsun eskiyen iki hece.
İncecik bir sızıyla anarken acıları
Sığınırız şiire ölmeyen düşler ile.
Şiirdir, çarpar bizi sevdalıysa dizeler,
Ay çıktıysa geceden, düşecekse denize,
Çarparsa çarpsın dalgalar kum taşısınlar engine,
Sedef kaplansın yaralar git gel olsun mevsimlere.
Daireyi küre yapıp dönüp duruyorken dünya,
Ellerimiz çıkmıyorsa acılardan, ağıtlardan,
Kaç ölümsüz sevda doğar dağılır enlem boylama,
Yakmayan kaç sevda ölür ulaşamaz sonsuzluğa,
Kim bulacak ay düşünce denizin derinliğine?
Gebze, 4.7.2008, 12.2.2022, Ünsal Çankaya
Artemis Edebiyat, Ekim, Kasım, Aralık 2025, Sayı:30
Afrodisyas Sanat Dergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Afrodisyas Sanat Dergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ekim 2025 Pazar
31 Ekim 2019 Perşembe
YAZIDA VE YABANDA
Ay küstü, aldı başını gitti
Mavisini yitirmiş gökyüzü gibiyim şimdi.
Yeniden boyamalıyım hepsini
Gününü, gecesini.
Söyleseydi bir gün gideceğini
Tutardım aklımda
Unutmazdım
Belirsizliği
Böyle kırılmazdım belki.
Söyleseydi gideceğini
Saklamazdım
Söylerdim
Belki
İçime kurduğum cümleleri.
Her gece
Ay gitmese, şiirle büyürdü, her gece
Işığına tutunup, direnerek ölüme.
Bilinen sonu gizleyen olsa bile
Ay ışığın sakınmaz
Ulaşırdı herkese.
Her gece, her gece,
Kendisi ölesiye.
Ölüm varsa gecede
Ölünür bir şiire.
Öyleyse
Beklenir de
Her gece,
Beklenir ay
Şiirle.
Bağışlar
Döner bir gün belki de
Dönerse
Ne iyi.
Ne iyi
Yazılır bu dönüşün hikayesi.
Ya bir şiire başlama hali
Bir iç çekişi gibi
Ya da dökülmüş gibi sanki içi
Yükselir.
Hafifliği.
Sevinci.
Yükselirse ay
Aydınlanır yazılar
Yabanda bir gülüş bulmuş gibi.
Gebze, 13.7.2015, Ünsal Çankaya.
Afrodisyas Sanat, Edebiyat, sanat ve Kültür Dergisi, Eylül, Ekim 2015, Sayı:53
Mavisini yitirmiş gökyüzü gibiyim şimdi.
Yeniden boyamalıyım hepsini
Gününü, gecesini.
Söyleseydi bir gün gideceğini
Tutardım aklımda
Unutmazdım
Belirsizliği
Böyle kırılmazdım belki.
Söyleseydi gideceğini
Saklamazdım
Söylerdim
Belki
İçime kurduğum cümleleri.
Her gece
Ay gitmese, şiirle büyürdü, her gece
Işığına tutunup, direnerek ölüme.
Bilinen sonu gizleyen olsa bile
Ay ışığın sakınmaz
Ulaşırdı herkese.
Her gece, her gece,
Kendisi ölesiye.
Ölüm varsa gecede
Ölünür bir şiire.
Öyleyse
Beklenir de
Her gece,
Beklenir ay
Şiirle.
Bağışlar
Döner bir gün belki de
Dönerse
Ne iyi.
Ne iyi
Yazılır bu dönüşün hikayesi.
Ya bir şiire başlama hali
Bir iç çekişi gibi
Ya da dökülmüş gibi sanki içi
Yükselir.
Hafifliği.
Sevinci.
Yükselirse ay
Aydınlanır yazılar
Yabanda bir gülüş bulmuş gibi.
Gebze, 13.7.2015, Ünsal Çankaya.
Afrodisyas Sanat, Edebiyat, sanat ve Kültür Dergisi, Eylül, Ekim 2015, Sayı:53
1 Ağustos 2019 Perşembe
HAIKUMSAL NAZİRE
Gece güneşin
Aya göz kırpmasından
Başka nedir ki?
Karanlık ayın
Giydiği kara hırka
Tülden örülü
Yıldızlar için
Gecenin çakır gözü
Menevişlenir
Samanyolunda
Gök kubbeye asılır
Deniz feneri
Kuyruklu yıldız
Kuyruklu yalan atar
Gaz ve tozundan
Tan ağarması
Güne gebe gecenin
Doğum sancısı
Aydınlık sabah
Lohusalık dönemden
Kiremit şeker
Öğle vaktinin
Kızgınlığı güneşe
İnsana değil
Öfkelenince
Yuttuğu gölgesidir
Dilleri değil
Şair acılarını
Gökkuşağı aşırmaz
Uçurumlardan
Şiirlere denk
Boynu bükük resimler
Fırçalanırken
Gölge Sinop’ta
Diyojen’e ağırlık
Bulutlanıyor
Büyüklük değil
İskender’in gördüğü
Düğümlerdeki
İkindi vakti
Müjdecidir akşamcı
Yorgun postaya
Parlatan olur
Güneşin efkarını
Çilingir sofra
Akşam yıldızı
İki tek attığında
Esriyor zaman
Yıldız mavisi
Şairin yüreğinde
Nazar boncuğu
Gebze, 6.5.2012, Ünsal Çankaya.
Afrodisyas Sanat, Yıl 6. Temmuz 2012. Sayı:34
Şair A. Uğur Olgar Haikuya öykünmeler çalışması ile birlikte yayımlandı.
Aslı ve Nazire'si aynı dergide, bir arada yayımda olduğu için daha anlamlı.
Aya göz kırpmasından
Başka nedir ki?
Karanlık ayın
Giydiği kara hırka
Tülden örülü
Yıldızlar için
Gecenin çakır gözü
Menevişlenir
Samanyolunda
Gök kubbeye asılır
Deniz feneri
Kuyruklu yıldız
Kuyruklu yalan atar
Gaz ve tozundan
Tan ağarması
Güne gebe gecenin
Doğum sancısı
Aydınlık sabah
Lohusalık dönemden
Kiremit şeker
Öğle vaktinin
Kızgınlığı güneşe
İnsana değil
Öfkelenince
Yuttuğu gölgesidir
Dilleri değil
Şair acılarını
Gökkuşağı aşırmaz
Uçurumlardan
Şiirlere denk
Boynu bükük resimler
Fırçalanırken
Gölge Sinop’ta
Diyojen’e ağırlık
Bulutlanıyor
Büyüklük değil
İskender’in gördüğü
Düğümlerdeki
İkindi vakti
Müjdecidir akşamcı
Yorgun postaya
Parlatan olur
Güneşin efkarını
Çilingir sofra
Akşam yıldızı
İki tek attığında
Esriyor zaman
Yıldız mavisi
Şairin yüreğinde
Nazar boncuğu
Gebze, 6.5.2012, Ünsal Çankaya.
Afrodisyas Sanat, Yıl 6. Temmuz 2012. Sayı:34
Şair A. Uğur Olgar Haikuya öykünmeler çalışması ile birlikte yayımlandı.
Aslı ve Nazire'si aynı dergide, bir arada yayımda olduğu için daha anlamlı.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)