2 Eylül 2026 Çarşamba

AHMET ERHAN İÇİN YAZDIKLARIM

GİTTİN

‘Otobiyografi’ne birkaç sözcük eklenecek,
Gitti o şair, dört ağustos iki bin on üçte öldü diye.
Kalsan çiçek götürürdün kendi mezarına bir demet

Üniversite yıllarımdan kalan ses,
Ahmet Bozkurt, Erhanların Ahmet'i şiirlerinde.
İlk kitabın hepimizde ezberde.
Karanlığı delmek istiyoruz. Seninle. Şiirinle.
Yıllar sonra yeniden bulduğumda sesini,
Yitirmiştin gerçekte.
Ama şiirin duruyordu yerinde.
Her güne günaydın çaktın, her geceye hoşça kal,
"Evimizin kızı" dedin içtenliğinle.
Güzel insan, iyi dost, yürekli şair. Rahat uyu.
Çektiklerinle. Kahrettiklerinle. Dinlenmeyi hak ettin.
Özlenecek duruşun, sesin, insanlığın, sevgiyle.

Gebze, 4.8.2013

AHMET ERHAN İÇİN EK BİYOGRAFİ

Ağustos sıcağına dayanması çok zordu,
Bu yüzden en başında çıktı o uzun yola.
Bırakıp direnmeyi "ölmek yasak!" demeliyken,
Daldı derin uykuya.

Alacakaranlık ülke, uyanamıyor şafağa,
Karanlıksa hep artıyor, fabrikada, tarlalarda.
Ama şair toplar diye çiçekler de yetişiyor,
Konulacak karanfiller o şairin mezarına.

Çünkü zaman ırmak oldu, ırmak deli taşkın oldu,
Silip süpürdü canları, aktı durdu, aktı durdu.
Adı parklara verildi yaşadığı şehirlerde,
Ankara’daysa adını mermere kazdı Filinta.

Ölüm girdi ya araya artık ona soramayız,
Ülke karanlıktan bir gün kurtulacak mı acaba?
Filintanın kayığında salınırken baba oğul.
Kimdi Ahmet, niçin aldı Erhan onu adına?

Bozkurt tuhaf olur sanmış adını soy isim yapmış,
Gerçekten de olur muydu bilmeden gittiği kesin.
İsimler ve soy isimler benlik değil resmi kimlik,
İşte bu yüzden uyuyor babacığının koynunda.

Gebze, 4.8.2025, Ünsal Çankaya
Gökkuşağı Dergi, Eylül, Ekim, Kasım 2026, Sayı:48



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.