13 Ekim 2026 Salı

UYKUSUZLUK ANITI

Ankara başkent oldu, tarihte bugün,
Ben bugüne uykusuzluk anıtı.
Durdum, geceye dikildim, nöbetçi bir neferim,
Beklediğim ilham değil, yazdıklarım şiir değil,
Yine de tarihe kalıt olacak günün birinde adım!

Bir yudumluk gökyüzü özlüyorum sadece,
Sevgisini bölmeden versin her birimize.
Bitmiyor yoksunluğumuz dupduru maviliğinden,
Grileşiyor durmadan, görünmüyor gök kuşağı,
Anladım yağmur inecek ben güneşi bekliyorken.

'Sevgi emekti' filmlerde, bulunması hayal sanki.
Aradığımız nasıldı, neydi bulduk sandığımız,
Hesap kitaba gelmiyor, alacaklı çıkılmıyor,
Yaşadığımızsa eksik, her şey ölüme endeksli.

Ölüm ki hep beklenenmiş, zamanıysa bilinmeyen,
Yaşam sonu ölüm derken yeniden doğuştur belki.
'Alıştığımız bir şeydi!' yaşamak ve sürüklenmek,
Öldük belki ve kimseye malum olmuyor demek ki!

Sınanırken sabrımız taşın kalbine girdim,
Bahar yağmurları bile yontamadı zerresini.
Öğrendim, sabır kuşuymuş taş olmadan çok öncesi,
Mutluluğundan uçarmış mutluyken tüm insancıklar.

Tanığım kalbim işte, taş yine çatlayacak,
Zümrüdü Anka olup küllerinden doğacak
Kanatlanacak mutlak, özgürlüğe uçacak!
Rahat uykular bize o zaman uğrayacak!
O zaman çağlayacağız anılardan sevgiyle,
Yol alıp gelenleri kalbimiz anlayacak.

Şu feleğin işine artık biz bakacağız,
Ata'mız son uykusunu rahatça uyuyacak.
Niye bahtı karaymış, bu soru unutulacak,
Taşına, toprağına artık ağlanmayacak.
Bir şiirli albümüne fotoğrafımla girdim,
Ankara’m, şiirimi yüzümle saklayacak.

Gebze, 13.10.2009, 2026, Ünsal Çankaya.
Gerçek Edebiyat com, 13.10.2026




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.